Lokman Hekim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Şanlıer Açıklaması

Haber Tarihi : 03.05.2019 23:37:56 Lokman Hekim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Şanlıer, “Sağlıklı beslenmeye, yaklaşık 16 saat açlığın olduğu Ramazan Ayında değil her zaman özen gösterilmelidir” dedi.
A +   A -

Lokman Hekim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nevin Şanlıer, Ramazan Ayında değişen beslenme alışkanlıkları ve sağlıklı beslenmeyle ilgili konuştu.

Ramazan ayı içerisinde oruç tutan bireylerin yaklaşık 16 saat aç kalacağının altını çizen, Prof. Dr. Şanlıer, “Sağlıklı beslenmeye, yaklaşık 16 saat açlığın olduğu Ramazan Ayında değil her zaman özen gösterilmelidir. Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamak amacıyla; süt ve süt ürünleri, kırmızı ve beyaz etler, yumurta, kurubaklagil, yağlı tohumlar, sebze, meyve ile ekmek ve tahıl besin gruplarında yer alan yiyeceklerden ana öğünlerde her gün gereksinim kadar tüketilmelidir” şeklinde konuştu.

Ramazan Ayında öğünlerin 2’ye indiğine dikkat çeken Şanlıer, iftar vaktiyle sahur vakti arasında 1 buçuk saatlik periyotlarla beslenilmesi gerektiğini söyledi.

Şanlıer, “Ramazanda öğünlerin sahur ve iftar olmak üzere 2 ana öğün ve iftardan sonra 1, 1 buçuk saat aralıklarla 2 ara öğün olarak düzenlenmesinde fayda vardır. Hızlı ve çok miktarda yemek yemek sindirim sistemimizi zorlayacağından yemekler yavaş yavaş az porsiyonlarda tüketilmelidir. İftar ve sahurda birden aşırı miktarda ve ağır yemekler yenildiğinde hazımsızlık ve gaz şikâyetleri olabilir. Bu nedenle iftarda kremasız çorba, yoğurt, salata gibi hafif yemeklerle başlangıç yapılıp 25-30 dakika sonra ana yemeğe geçilmesi sindirim sisteminin daha çabuk besinleri tolere etmesini sağlar” ifadelerini kullandı.

Oruç tutan bireylerin mutlaka sahura kalmaları gerektiğini belirten Şanlıer, sahurda hazmı kolay yiyecekler yenmesinin sağlık açısından faydalı olacağını ifade etti.

Şanlıer, “Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu hatırlayıp mutlaka sahura kalkılmalıdır. Çoğu insanın o saatte canı pek bir şey yemek istemez kimi zaman sadece su içerek niyetlenir. Bu durum vücudun enerji almama süresini daha da uzatır, gün boyu kan şekerinin düşmesine ve metabolizmanızın yavaşlayarak zihinsel-bedensel performansının iyice azalmasına, yenilen yemeklerin yağa dönüşmesinin artmasına dolayısıyla şişmanlamaya neden olur. Sahur oruç tutan biri için iftardan sonra en önemli ana öğünü olmalıdır. Bu nedenle sahur imsak vaktine yakın bir zamanda yapılmalıdır. Sahurda hazmı kolay, enerjisi yüksek, tok tutacak, yavaş sindirilen, gün boyu besleyici özelliğini sürdüren besinler tercih edilmeli, mideyi rahatsız edebilecek yağlı, kızartma besinlerden kaçınılmalıdır” diye konuştu.

Prof. Dr. Nevin Şanlıer, sahurda tüketebilecek birkaç alternatif menü örneğini ise şöyle sıraladı:

“ 1 tabak menemen, 2 parmak büyüklüğünde az tuzlu peynir, 5-6 adet zeytin,1-2 dilim tam tahıl ekmeği, 2-3 adet badem, söğüş sebze; yarım el büyüklüğünde sebzeli börek, ayran, 5-6 adet fındık, 1 adet elma veya 1 kase çilek; 1 adet kaşarlı tost, 1 su bardağı süt, 3-4 adet ceviz, 1 tatlı kaşığı tahin pekmez, söğüş sebze; Peynirli yağsız omlet, 1 tatlı kaşığı bal, 3-4 adet zeytin, 1-2 dilim tam tahıl ekmeği, söğüş sebze; 1 kase mercimek çorba, 1-2 dilim tam tahıl ekmeği, 1 tatlı kaşığı tahin pekmez, söğüş sebze; 1 kase çorba, 1 el büyüklüğünde et veya 5-6 adet köfte, ayran, 1-2 dilim tam buğday/çavdar/ kepekli unundan yapılmış ekmek; 1 su bardağı süt, 1 haşlanmış yumurta, 2 parmak büyüklüğü kadar beyaz peynir, 5-6 adet zeytin veya 2-3 adet ceviz, söğüş domates, salatalık, 1-2 ince dilim tam tahıllı ekmektir.”