Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın Açıklaması (1)

Haber Tarihi : 09.05.2018 'Mali disipline dayalı ekonomi politikaları aynen devam edecek. Seçim ekonomisi söz konusu değil' 'Aslında seçimlerin erkene alınmasının böyle bir faydası oldu. Öbür türlü 2018 seçim tahminleri, hazırlıkları vesaire ile geçecekti. Erkene alınmasının piyasalara böyle bir olumlu katkısı da oldu. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum' 'Külliye'de Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ekonomi koordinasyon toplantısı yapılacak'
A +   A -

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, "Mali disipline dayalı ekonomi politikaları aynen devam edecek. Seçim ekonomisi söz konusu değil." dedi.

Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

24 Haziran'da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 27 Dönem Milletvekilliği Genel Seçimi ile ilgili sürecin ilerlediğini belirten Kalın, bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 6 Mayıs'ta İstanbul İl Kongresi'nde manifestoyu açıklamasıyla sürecin yeni bir aşamaya girdiğini ifade etti.

Kalın, manifestonun aslında çok geniş kapsamlı, Türkiye'nin bugüne kadar geldiği noktayı ve bundan sonraki hedeflerini de içerdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın direktifleriyle hazırlanan manifestonun üç ayağının bulunduğunu vurgulayan Kalın, "Birinci ayağını 'vizyon' oluşturuyordu. 'Büyük ve güçlü Türkiye' vizyonu orada çok etkili şekilde ortaya kondu." dedi.

Kalın, manifestonun ikinci ayağına değinerek, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız, manifestosunda bir sistem tanımı yaptı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, nasıl bir yapıya Türkiye'yi kavuşturacağına dair detaylı izahatları oldu. Burada da üç ana başlığın öne çıktığını ifade edebilirim. Birincisi 'güçlü yasama', yani Meclisin tamamen artık yasa yapmaya ve hükümeti denetlemeye odaklanması. İkincisi 'etkin yönetim.' Böylece bu yeni sistemle çift başlılık, bürokratik oligarşi, kararların sürüncemede bırakılması gibi ihtimaller tamamen ortadan kaldırılacak ve etkin bir şekilde alınan kararlar uygulanacak.

Üçüncü olarak da 'tam bağımsız ve tarafsız yargı.' Zaten bir demokratik sistemin üç ayağını oluşturan yasama, yürütme ve yargıyla ilgili bu sistem de sağlam bir şekilde 24 Haziran'da oylanacak, ondan sonra da hayata geçirilerek, Türkiye'nin bu büyük ve güçlü ülke olma vizyonuna hizmet edecek hale gelecek."

Manifestonun üçüncü ayağının ise "duygu" boyutu olduğunu belirten Kalın, çünkü hiçbir sistemin sadece kağıt üstünde yazılarak, hayata geçirilemeyeceğini, bunu hayata geçirecek insanların, toplumun ve toplumun paydaşlarının bu fikri, vizyonu ve ideali sahiplenmesinin son derece önemli olduğunu anlattı.

Kalın, bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da duygu boyutunu güçlü bir şekilde ortaya koyduğunu, bunu da "erdem, irade ve cesaret" kavramlarıyla ifade ettiğini söyledi.

- "30 kadar büyük il ve şehirde miting, toplantı planlanıyor"

Bu vesileyle kampanya sürecinin aslında başladığını belirten Kalın, "Her ne kadar adayların resmiyet kazanmasına henüz birkaç gün daha varsa da bugün itibarıyla muhalefetin adayları da ortaya çıktı. Dolayısıyla biz 24 Haziran'a kadar demokratik kurallar çerçevesinde, karşılıklı saygı ilkeleri esas alınarak coşkulu, saygılı bir seçim kampanyasının yapılmasını arzu ediyoruz." diye konuştu.

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da kampanya programının bu çerçevede hazırlandığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Önümüzdeki günlerde programın detayları netleştikçe bunları sizinle paylaşacağız. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın il ziyaretleri elbette olacak, mitingler olacak. Gerçi kendisi yaklaşık üç, üç buçuk aydır sahada, 50 küsur ilimize ziyaretlerde bulunarak, kongreleri gerçekleştirdi. Zaten zeminin bir anlamda hazır olduğunu ifade edebiliriz.

Fakat 30 kadar büyük il ve şehirde miting, toplantı yapılması planlanıyor. Bunun dışında Adalet ve Kalkınma Partisi olarak da programlar yapılacak. Yerelde, ilçelerde, illerde, bölgelerde kapsamlı seçim çalışmaları da yapılacak. Bu vesileyle bu seçim kampanyasının, bu demokratik olgunluk içerisinde yapılması temennimizi de ifade etmek istiyorum. 24 Haziran günü milletimiz kendisine sunulan alternatifler içerisinden en doğrusunu mutlaka seçecektir."

- "Ekonomi koordinasyon toplantısı yapılacak"

Ekonomiyle ilgili birkaç konuya değinmek istediğini belirten Kalın, "Bildiğiniz gibi biraz sonra burada Külliye'de Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında da bir ekonomi koordinasyon toplantısı yapılacak." dedi.

Kalın, ithalat ihracat dengesinin, istihdam ve sanayi yatırımlarının, yabancı sermaye ve diğer alanlarla ilgili konuların etraflı bir şekilde ele alınacağını bildirdi.

Türk ekonomisinin 2017'de çok güçlü bir performans sergilediğini vurgulayan Kalın, şu ifadeleri kullandı:

"2018'in ilk çeyreğine ilişkin verilerin de bu performansın aynı güçle devam edeceğini teyit etmektedir. Örneğin istihdam noktasında da şu anda ulaştığımız bir yıllık süre zarfında da ulaşılan istihdam sayısı 1 milyon 357 bine varmış durumda. Bu da özellikle çevremizdeki diğer ekonomilerle kıyasladığınızda çok ciddi bir başarı olarak not edilmelidir.

Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde burada Cumhurbaşkanlığının verdiği himaye çerçevesinde hayata geçirilen 23 büyük proje, gerek istihdam gerekse yatırım noktasında, ekonomimize yeni bir ivme kazandıracaktır."

Kalın, turizm konusuna da değinerek, "Geçtiğimiz yıldan beri devam eden çok pozitif bir ivme var, bunun 2018'de de devam edeceğini bekliyoruz, öngörüyoruz. Bu yıl itibarıyla da Cumhurbaşkanımızın tahmini ve koyduğu hedef olarak da toplam Türkiye'ye gelen turist sayısının 40 milyona ulaşması bekleniyor. Bu tabii turizm sektörüyle beraber birçok başka sektörün de bundan istifade etmesi ve yeni bir canlılık kazanması anlamına geliyor." değerlendirmesinde bulundu.

- "Seçim ekonomisi söz konusu değil"

Dövizle ilgili konunun da birkaç haftadır gündemlerinde olduğunun altını çizen Kalın, şunları kaydetti:

"Bunun özellikle küresel dalgalanmalarla ve hareketlerle ilgili olduğunu da tekrar ifade etmekte fayda var. Dün Amerikan Başkanı Donald Trump'ın tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından çekilmesi de tabii piyasalara bu manada bir etki yaptı. Dolar ve petrol fiyatı da yükseldi. Bu sistem içerisinde birbirini etkileyen birçok dinamik var. Fakat bu noktada kısa ve net bir mesaj vermek gerekirse, hükümetimiz ve Cumhurbaşkanımızın başkanlığında uzun yıllardır sürdürdüğü mali disipline dayalı ekonomi politikaları aynen devam edecek. Yani bir seçim ekonomisi vesaire söz konusu değil.

Zaten büyük yatırımlar TANAP, Üçüncü Havalimanı, Çanakkale Köprüsü, Kanal İstanbul gibi büyük proje seçim kampanyasından ve sürecinden bağımsız olarak hızla ve tam kapasiteyle devam etmektedir. Bugünkü toplantıda da tabii bu konular, faiz meselesi, enflasyon, cari açık, istihdam ve diğer konular da etraflı bir şekilde ele alınacak. Bu manada 2018 Türk ekonomisi açısından da asla bir kayıp yıl değildir."

Kalın, aslında seçimlerin erkene alınmasının böyle bir faydası olduğunu vurgulayarak, "Öbür türlü 2018 seçim tahminleri, hazırlıkları vesaire ile geçecekti. Erkene alınmasının piyasalara böyle bir olumlu katkısı da oldu. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum." dedi.

Terörle mücadele konusuna da değinen Kalın, özellikle son yıllarda çok etkin bir mücadele verdiklerini söyledi.

- "İdlib'e sıkışmış 2,5 milyondan fazla insan için önemli"

Terör örgütlerine karşı mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini, bundan sonra da devam edeceğini belirten Kalın, "Bu çerçevede başlattığımız Zeytin Dalı Harekatı, Afrin bölgesinde güven ve istikrarı büyük ölçüde tamamlamış durumda. Şu anda oradan ülkemize yönelik tehditler tamamen bertaraf edilmiş durumda, fakat biz her zaman olduğu gibi teyakkuz halindeyiz. Güvenlik birimlerimiz, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, polis teşkilatımız, Milli İstihbarat Teşkilatımız, jandarmamız, korucularımız ülkemizin iç ve dış güvenliği için çalışmalarını yoğun bir şekilde devam ettirmektedir." diye konuştu.

Kalın, İdlib bölgesinde potansiyel bir risk alanı olarak TSK'nın 12 gözlem noktası inşa ettiğini bildirerek, "Bugün itibarıyla 10'uncusu da kurulmuş durumda. Bu özellikle İdlib'e sıkışmış olan 2,5 milyondan fazla insanın güvenliği açısından da önem arz ediyor. Bizim sınır güvenliğimiz açısından da ehemmiyet arz ediyor. Bu konuda da çalışmalar yoğun bir şekilde ilgili birimlerimiz tarafından devam ettiriliyor. Bundan sonra terörle mücadele en etkin bir şekilde devam ettirilecek." dedi.

(Sürecek)


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !