Bakan Ağbal, AA Editör Masası'na Konuk Oldu Açıklaması (4)

Haber Tarihi : 09.05.2018 13:03:31 '(ABD'nin İran ile ilgili kararı) ABD yönetimi gerek korumacılık bağlamında aldığı önlemler gerek küresel ticarete dair kararlarıyla uluslararası jeopolitikte belirsizlikleri artırıyor. Bu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, sermaye akımlarını etkiliyor, ekonomiye ilişkin beklentileri bozuyor' 'Seçim sonrası dönemde ekonomiyle ilgili çok ciddi anlamda gelişmeler olduğunu göreceksiniz. Türkiye ekonomisi başarı grafiğini daha da yukarı taşıyacaktır' 'BağKur emeklisi olup geçmişten gelen prim borcunu ödemeyen yaklaşık 300 bin emeklimizin 1,3 milyar liralık prim borcu var. Bu düzenlemeyle hakkaniyete uygun olması bakımından bu borcu kaldırıyoruz'
A +   A -

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ABD'nin İran ile nükleer anlaşmadan çekilmesi kararına ilişkin, "ABD yönetimi gerek korumacılık bağlamında aldığı önlemler gerek küresel ticarete dair kararlarıyla uluslararası jeopolitikte belirsizlikleri artırıyor. Bu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, sermaye akımlarını etkiliyor, ekonomiye ilişkin beklentileri bozuyor." dedi.

Ağbal, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda, emeklilere bayram ikramiyesi, vergi ve prim borçlarının yapılandırması gibi düzenlemeleri içeren TBMM gündemindeki yeni ekonomi paketini ve ABD'nin İran ile ilgili kararını değerlendirdi.

Yakın zamanda 6736 ve 7020 sayılı yapılandırma kanunlarını çıkardıklarını anımsatan Ağbal, "Her iki kanunda yıllık 10-15 milyar liralık bir gelir elde ettiğimizi gördük. Şu an yapmış olduğumuz yeniden yapılandırma kanunundan da asgari bu kadarlık bir gelirin geleceğini öngörüyoruz. Bu yapılandırmada peşin ödemeyi daha cazip hale getirdik. İnanıyorum ki birçok mükellef peşin ödemeyi seçecek. Böylelikle buradaki gelir gerçekleşmesi daha yüksek olacak. Bizim, devam eden yapılandırma kanunlarından bu sene itibarıyla 2,5 milyar gelir gelecek diye bir tahminimiz vardı. Şu an mayıs ayındayız, bu rakam 6 milyar lira. Gelir hedefimizi 3,5 milyar lira aşmış durumdayız. Yeniden yapılandırma kanunu düzenlemesinin getireceği ilave gelirler var, 15-16 milyar lirayı üzerine ekliyorum." diye konuştu.

Ağbal, 4 aylık bütçe gerçekleşmelerinin son derece iyi olduğunu belirterek, bunu, ekonomide çarkların dönmesine, yatırım, üretim ve istihdamın canlı olmasına bağladı.

Yılın başında turizm yatırımlarının süresinin uzatılmasına ilişkin bir düzenlemenin de hayata geçirildiğini anımsatan Ağbal, şöyle devam etti:

"Bu düzenlemeden bize ilave gelir gelecek. Telekom şirketlerinin geçmişten kalan borçlarına ilişkin düzenleme yapmıştık. İmar barışı düzenlemesini yapıyoruz. Buralardan da ilave gelirler gelecek. Kısa vadede bakıldığında, gelecek birkaç yıl içinde önemli ölçüde gelirler olacak. Hükümet olarak bu konuda karnemiz pekiyi. Başımızı eğecek halimiz yok. Kimsenin bütçenin gidişatına ilişkin bir endişe taşımasına gerek yok."

- "Çiftçilerin desteklerden yararlanmasının önünü açıyoruz"

Çiftçilerin, kullandıkları arazileri uygun koşullarla alabilmelerine ilişkin soru üzerine Ağbal, tarım desteklemelerinden faydalanmak için çiftçinin ya tarım yaptığı arazinin sahibi veya kiracısı olması gerektiğini hatırlattı.

Ağbal, düzenlemeyle çiftçilere 2 yönlü destek sağlandığına dikkati çekerek, "Bir taftan diyoruz ki 'Ecrimisil ödeyerek kullandığınız bu tarım arazilerini, bize ödediğiniz ecrimisilin yarısı kadar tutarla doğrudan kiralayalım, ihale de olmasın.' 10 yıl süreyle doğrudan kiralıyoruz. Gelecek yıllarda bu para, enflasyon değerinde artacak. 10 yıl sonunda yine uzatabilecek. 10'uncu yılın sonunda araziyi satın almak isteyen vatandaşımıza satın alma imkanı da tanıyoruz. Bu şekilde 156 bin tarım arazisi var. Yasa çıkar çıkmaz kendileriyle irtibata geçeceğiz. Çiftçimizin, devletimizin desteklerinden yararlanmasının önünü açıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Bayram ikramiyeleri kalıcı olacak"

Emeklilere yönelik ikramiye uygulamasına ilişkin soru üzerine Ağbal, söz konusu düzenlemenin emekliler tarafından çok olumlu karşılandığını söyledi.

Ağbal, emeklilere bayram ikramiyesinin kalıcı olacağını vurgulayarak, "Ramazan ve Kurban bayramlarında, bundan sonra kalıcı olarak, emeklilerimizin tamamına bu ödemeleri yapacağız. Yaklaşık 12,5 milyon emeklimiz var." ifadesini kullandı.

Söz konusu ödemelerin artacağını belirten Ağbal, "Gelecek yıllarda bunu bütçe kanunlarıyla da yapmak mümkün. Dolayısıyla her sene bunun artışını sağlayacak düzenlemeler ilgili yerlerde de yapılacak." dedi.

Ağbal, uygulamanın bütçeye maliyetinin 22,3 milyar lira olduğunun altını çizerek, bu uygulamadan emeklilerin yanı sıra şehit yakını ve gaziler, vazife ve harp malulü aylığı alan er ve erbaşlar, geçici köy korucuları, şeref aylığı sahipleri, şampiyon sporcular, Kore, Kıbrıs ve İstiklal Savaşı gazileriyle terörden zarar görmesi nedeniyle aylık bağlanan siviller ve hayatını kaybedenlerin hak sahiplerinin de faydalanacağını bildirdi.

Bakan Ağbal, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emeklileri dışında bu kapsamda uygulamadan yararlanacak 100 bin kişinin olduğunu dile getirdi.

Ekonomide bayram öncesi bir canlanma olacağına işaret eden Ağbal, "Bir taraftan vatandaşın taleplerini karşılayıp toplumsal refahı artırırken diğer taraftan ekonominin gereklerini, olmazsa olmazlarını dikkatle yürütüyoruz. Burada ekonomideki ileriye dönük gidişatı da hesaba katan ihtiyatlı duruşumuz da var ama öte yandan da vatandaşa hizmet edeceğiz." diye konuştu.

- "Bağ-Kur emeklilerinin prim borçları silinecek"

Emekli olup iş yeri açanlara ve 18-29 yaşında olup iş yeri kuranlara getirilen avantajlara da değinen Ağbal, eskiden emeklilerin herhangi bir iş yeri açtıklarında yüzde 15 sosyal güvenlik destek primi ödediklerini, bu oranı 2015'te yüzde 10'a düşürdükten sonra 2016'da tamamen kaldırdıklarını hatırlattı.

Ağbal, Bağ-Kur'lu emeklilerin geçmişten kalan borçlarının bulunduğunu anımsatarak, "Tasarıda bir düzenleme yapıyoruz. Bu düzenlemeyle de Bağ-Kur'lu emeklilerimizin bu borçlarını da sileceğiz. Bağ-Kur emeklisi olup geçmişten gelen prim borcunu ödemeyen yaklaşık 300 bin emeklimiz var. O emeklilerimizin 1,3 milyar liralık prim borcu bulunuyor. Bu düzenlemeyle hakkaniyete uygun olması bakımından bu borcu kaldırıyoruz." ifadesini kullandı.

Gençleri iş kurmaya teşvik amacıyla getirdikleri yeni desteğe de değinen Ağbal, şöyle konuştu:

"18-29 yaşında ilk defa Sosyal Güvenlik Kurumuna iştirakçi olan Bağ-Kur'lu genç kardeşlerimize diyoruz ki 'İş yerinizi açtınız, bir yıl boyunca devlet olarak primi biz ödeyeceğiz'. Normalde en düşük Bağ-Kur primi aylık 700 lira, dolayısıyla 12 ay boyunca Bağ-Kur primini devlet olarak biz karşılayacağız. 8 bin 400 liralık ödemeden genç girişimcimiz kurtulmuş olacak. Üniversiteden, liseden mezun olan kardeşlerimiz istiyoruz ki kendi işlerini kursunlar, yanlarına çalışan alsınlar. Bu uygulama bize yaklaşık 300-400 milyon liralık bir prim yükü getirecek."

24 Haziran'daki seçimlerin ardından ekonomiyle ilgili ciddi gelişmeler beklediklerinin altını çizen Ağbal, "Bence gerek parlamentoda AK Parti'nin güçlü bir çoğunlukla iktidara gelmesi gerek cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmemiz, seçim sonrası dönemde Türkiye ekonomisiyle ilgili orta ve kısa vadeli beklentileri olumlu yönde kanalize edecektir. Seçim sonrası dönemde çok ciddi anlamda ekonomiyle ilgili gelişmeler olduğunu göreceksiniz. Türkiye ekonomisi başarı grafiğini daha da yukarı taşıyacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Ağbal, Merkez Bankasının aldığı kararların da piyasa üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu söyledi.

- "Trump'ın İran'la ilgili kararı

ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesini İran ile nükleer anlaşmadan çekeceğini duyurmasının küresel piyasalara etkisinin sorulması üzerine Ağbal, bu kararın uluslararası gerginlikleri artıracak bir gelişme olduğunu bildirdi.

Ağbal, bu tür meselelerin karşılıklı diplomasiyle çözülmesinin daha uygun olacağını vurgulayarak, "Burada ABD yönetimi gerek korumacılık bağlamında aldığı önlemler gerek küresel ticarete dair kararlarıyla uluslararası jeopolitikte belirsizlikleri artırıyor. Bu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, sermaye akımlarını etkiliyor, ekonomiye ilişkin beklentileri bozuyor." dedi.

Küresel ekonominin olumlu yönde geliştiği bir dönemde ABD yönetiminin bu süreci adeta baltalayacak kararlar almasının ekonomiyi çok boyutlu etkilediğine dikkati çeken Ağbal, şunları kaydetti:

"Karar, döviz kurları arasındaki dengeleri yeniden oluşturuyor. Küresel sermaye akımları gelişmekte olan ülkelerden tekrar gelişmiş ülkelere kayıyor. Bu, gelişmekte olan pazarlar üzerinde hassasiyet oluşturuyor. Belirsizlik ister istemez portföy ve sermaye akımlarını tersine döndürüyor. Açıklamayı olumlu karşılamak mümkün değil. Burada uluslararası toplumun yapmış olduğu açıklamalar son derece önemli."

Türkiye'nin süreci hassasiyetle takip ettiğini belirten Ağbal, bu durumun sadece Türkiye değil, öncelikle bütün gelişmekte olan ülkelerde olumsuz etkiler meydana getirdiğini bildirdi.

(Bitti)


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !